1.09.2012

Barış UZUN.. Bir Çizgi Dostu

Barış UZUN, sanatla iç içe olmanın yanında, özellikle karikatürün şifrelerini çözmeyi isteyen ve çözebilen bir çizer olarak, benim de tanımaktan mutlu olduğum, gurur duyduğum bir dost..







Anadolu'da, 'Bir kenarda yaşıyor olmak..' değildir O'nunkisi.. Elbette ülkenin yapay genel koşulları, taşrada kişinin kendini geliştirmesini olumsuz etkilemektedir. Bu koşullarki yazgı haline getirtilmiştir- 'Köy Enstitüleri' kapatıldığından bu yana süregitmektedir. 

Barış ve O'nun gibiler için: 'İş başa düşmüştür.. Bu çürümüş yapıdan sıyrılmak gerekir!' anlayışıyla, 'Genel Yaşam Kuralı'na dönüşmüştür. Ne ile? Şiirle.. Resimle,, Kitapla.. Tiyatroyla.. Müzikle.. Karikatürle.. Sanatla!.. 

Zaten çağ da bunu böyle gerektiriyor. Bunun dışındakiler sunidir, göstermeliktir, kirli siyasettir, dogmadır, tutarsızlıktır..

Kendi kaleminden satırlarında sizler de daha iyi tanıyacaksınız Barış UZUN'u; O'nun,  bulunduğu yerden aydınlattığı 'ışığı' görüyorum ben!.. Okuyan, araştıran..  Kendini bu anlamda besleyen.. Bilinç düzeyi yüksek bir dost. E, daha ne olsun!..
Sadece karikatürümüzde değil
DÜNYAMIZDA DA 
'BARIŞ' 
'UZUN' 
OLSUN! 
(M.K.)
---
"Karikatüre başlama 'hikâyemden' önce belirtmekte fayda gördüğüm bazı detayları anlatmak istiyorum.
Her şeyden önce doğduğum, büyüdüğüm, anlamlandırdığım… yer olan Tonya -Trabzon’un ilçesi- başlı başına bir mizah çeşmesi, pınarı gibidir. Kahvede, pazarda, düğünde, sokakta, hatta cenazede bile kahkaha atmak her an mümkündür Tonya’da. 
Tonya insanının hamurunda katıksız bir mizah mayası vardır. Bu maya, dışlanmışlığa, horlanmışlığa, itilmişliğe -onu itenlere ve tabii ki sisteme- bir karşı duruşu da kendiliğinden ortaya çıkarıyor. Bir şey var insanların kafalarında. O şey daha güzele duyulan özlem olmalı.
Bunu gerçekleştiremeyince de dalgasını geçiyor, kusurlarla alay ediyor; kendisiyle de 'kafa buluyor', en acıklı olayda bile komik bir taraf bulup çıkarabiliyor, abartıyor; 'ağlanacak haline gülüyor…' 
Bunlar zaten mizahın temel unsurlarındandır. Elbette bu mizah 'genel olarak' bilinçli bir eylem değildir. Yani mizah yapacağız diye yapmıyor bunu insanlar; tabiatları böyle. Kıvrak zekaları, hazır cevaplılıkları, altta kalmamak için verdikleri 'dalaşmanın' bir yansıması bu; çünkü, ellerinde başka 'silahları' yok; dalga geçmekten başka.
Özellikle Tonya’da anlatılan bazı 'fıkra'ların yaratıcıları olan kişiler olan 'Kara Osman', 'Ali Dayı', 'Şadi Usta' en yakın akrabalarımdır. Sanırım onlardan bir 'damar' bende de var. 
Sanatı, mizahı kendime iş edinmem galiba genlerimde olan bir şey. İlkokul sıralarında çizdiğim 'komik' resimler, büyüklerimizin meclislerde, rakı masalarında… anlattıkları ve herkesin ağız dolusu kahkahalarla güldüğü 'fıkra' niteliğindeki hikâyecikler ve ezberlediğim bu hikayecikleri ballandıra ballandıra arkadaşlarıma aktarışım, mizahsal gelişimime önemli katkı sağladı.
Resim fakültesinde çizim yaparken hocamızın çizimime bakıp, 'Neden karikatür çizmiyorsun?' demesi karikatür sanatı üzerinde yoğunlaşmama yol açtı.
'Tonyahaber Gazetesi'nde, sonrasında Tonya’da yayımladığım mizah dergisi 'Fosss'ta karikatürler çizdim. O sıralar karikatürcü Hikmet AKSOY’la görüşme fırsatı buldum. Bazı çizimlerime baktı, beğendi. Hatta sergi açmaktan bahsetti. Bu beni daha da heveslendirdi.
Hikmet AKSOY’la görüştüğüm sıralar adını sürekli duyduğum ve karikatürlerini takip ettiğim karikatürcü Muammer KOTBAŞ’a bazı karikatürlerimin de olduğu bir E-mail gönderdim; karikatürlerime eleştiriler yapması ricasında bulundum. Muammer KOTBAŞ, beni kırmamış ve karikatürlerime çok kapsamlı eleştiriler yapmıştı. 
Eleştirileri ufkumu daha da genişletti. Yapmaya gayret ettiğim işin ne kadar geniş bir perspektifi olduğunu daha iyi anladım. (Hikmet AKSOY’la, Muammer KOTBAŞ’a, hazır fırsatını bulmuşken buradan teşekkürlerimi sunuyorum.)
Elbette eksiklerim çok. Eksikler tükenmez. Eksiklerin tükendiğine inanınca asıl insan yaptığı işle beraber tükeniyor. O zaman bu zaman da tükenmemek için çizmeye, çizmek için de sürekli okumaya ve düşünmeye gayret ediyorum."

               BARIŞ UZUN Kimdir?
Barış UZUN, 1984 yılında Trabzon / Tonya’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Tonya’da tamamladı. 2010 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Resim-iş Öğretmenliği programından mezun oldu.

'Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü', 'Hadi Öldürsene Canikom', 'Ezop', "Ada"… gibi tiyatro oyunlarında başrol oynadı. 'Karaların Memedleri' oyununda canlandırdığı '2.Orakçı' ve 'Kerpiç Memed' rolleriyle Trabzon Belediyesi’nin düzenlediği 'Liseler Arası Tiyatro Yarışması'nda 'En İyi Erkek Oyuncu' seçildi. 

Yazdığı, yönettiği ve rol aldığı “Ya Bakın Halumuza” adlı iki perdelik komedi oyununu Trabzon Devlet Tiyatrosu Haluk Ongan Sahnesi’nde sergiledi. 
www.tiyatronline.com’da yerli ve yabancı birçok oyuna eleştiriler yazdı. Öyküler ve senaryolar kaleme aldı. Kültür-Sanat-Edebiyat Dergisi "Kalandar"ın genel yayın yönetmenliğini yaptı. 
Bu dergide öyküler, tiyatro eleştirileri, fıkralar, röportaj yazıları yazdı. 'Kalandar'a ek olarak 'Fosss' adında bir mizah dergisi çıkardı. 
Tonyahaber Gazetesi’nde 'Barış’ın Fırçası' isimli köşesinde iki yıl karikatür çizdi. Folklor usta öğreticiliği yaptı ve yarışmalarda başarılı neticeler elde etti. Folklorda ülkemizi yırt dışında temsil etti.

Web: Tonya Haber Gazetesi 

Çalışma odasında..


Karikatür: Barış UZUN (2011)


'Seranderin önünde oturan
   iki kadın çocuk ve kedi'






'Kayde'